in ,

Allah'ım!Allah'ım! KızdımKızdım

İnsanlar Üzerinde Yapılan, En Rahatsız Edici Deneyler

#1 Rus Uykusuzluk Deneyi

Rusların, 5 siyasi tutsak üzerinde yaptığı deneydir. 30 gün boyunca, deneye dayanan tutsaklar serbest bırakılacaktı. Deneyde, tutsaklar bir takım gazlarla uyumamaları sağlanmıştır. Denekler 5. günden sonra, koşulların zor olduğunu belirterek, onlara komuta edenlerin nerde olduğunu araştırmaya başladılar. 9 gün sonra bir denek 3 saat boyunca oda içinde koşarak çığlıklar atmaya başladı. Diğer denekler bu duruma hiç tepki vermiyorlardı. Diğer denekler sakince odadaki kitapları parçalayıp gözlem yapılan camlara yapıştırınca ilk deneğin çığlıkları kesildi. 12 gün sonra deneklerin sesleri kesildi. 14. Günde deneklerden hiçbir tepki gelmeyince araştırmacılar içeri girmeye karar verdi. Mikrofondan içeri gireceklerine dair anons yapıp kapılardan uzaklaşmalarını istediler. İçerden bir ses “Artık özgür olmak istemiyoruz.” dedi sakince. 15. Gün kapıların açılmasına karar verdiler. Kapı açılınca uyarıcı gaz dışarı çıkıp temiz hava içeri girince denekler kendilerine gelip dışarı çıkmak için yalvardılar. Askerler denekleri almak üzere içeri girdiklerinde 5 denekten 1 ölmüş, 4’ü yaşıyordu. Tabi ne halde siz düşünün… Daha sonra deneklerin bir kısmı kendiliğinden bir kısmı ise askerlerin ateş açmasıyla ölmüştür.

#2 Stanford Hapishanesi Deneyi

24 üniversite öğrencisinin, sosyal rollere nasıl tepki vereceğini analiz etmek için yapılan bir deneydir. Stanford binasının bodrum katına yapay bir hapishane yapılmıştır. Deneklerin bir kısmına mahkum, bir kısmına ise gardiyan görevi yüklenmiştir. Mahkumlara, 15 gün boyunca, gardiyanların sözünü dinleme zorunluluğu getirildi. Zimbargo, gardiyanlara psikolojik şiddet uygulayabileceklerini ancak, fiziksel şiddet uygulayamayacaklarını belirtti. İlk gün herhangi bir sorun çıkmadı ancak 2. Gün bir hücredeki 3 mahkum gardiyanların sözlerini dinlemeyeceklerini belittiler. Olaylar bu şekilde başladı. Her geçen gün mahkumlar kendilerini iyice güçsüz, gardiyanlar ise güçlü ve acımasız hissetmeye başladılar. Deneyin başlamasından itibaren 6 gün geçmesine rağmen, mahkumlar ve gardiyanlar arasında öyle vahşice ve sadistçe ilişkiler başladı ki Zimbargo deneyi bitirmek zorunda kaldı. Zimbargo deneyden kendisinin bile etkilendiğini ve kendisinin hapishane müdürü rolünü benimsediğini belirtti. Filmini seyretmiştim. Sizlere de tavsiye ederim.

#3 Canavar Çalışması (The Monster Study)

1939 yılında Dr. Wendell Johnson, 22 yetim çocuk üzerinde kekemelik üzerine bir deney yapmıştır. Bu deneyde kekeme çocuklarla bir grup oluşturmuşlar ve bu gruba pozitif terapi uygulamışlardır. "Büyüdükçe konuşma bozukluklarını aşacaksın ve şu anda konuştuğundan çok daha başarılı bir şekilde konuşabileceksin. Diğerlerinin senin nasıl konuştuğunla ilgili söylediklerine sakın kulak asma. Onlar kuşkusuz ki senin konuşma becerilerinin farkında değiller ve bunun bir geçiş fazı olduğunu anlamamışlar." şeklinde telkinlerde bulunmuşlardır. Kekemelik problemi olmayan diğer gruba ise negatif terapi uygulamışlardır. 2. gruba da, "Ekibimiz, konuşmanda çok ciddi sorunlar olduğunu tespit etti. Kekeme olan çocukların neredeyse tamamında görülen belirtilerin hepsi sende de var. Bunu derhal durdurmalısın. Gücünü kullan. Kekemeliğine engel olacak herhangi bir şey yap. Eğer düzgün yapamıyorsan da konuşma.” şeklinde telkinlerde bulunmuşlardır. Deney çok hızlı sonuçlar vermiştir. 1. Grup kekemeliği aşmış 2. Gruptaki çocuklar ise kekeme olmuş hatta konuşmamaya başlamışlardır.

#4 Aversion Projesi

Güney Afrika’da 1970’li yıllarda, ordu içindeki eşcinselliği bitirmek için yaklaşık 900 kişi üzerinde yapılan bir deneydir. Bu deney 18 sene boyunca sürmüştür. Uyuşturucu, elektro şok ve hormon tedavisini reddeden eşcinsel askerlere, kimyasal hadım ve cinsiyet değiştirme gibi cezalar uygulanmıştır ve din görevlileri tarafından da desteklenmiştir.

#5 Guatemala STD (Cinsel yolla bulaşan hastalıklar) Araştırması

1940’lı yılların sonunda penisilin, “Frengi Hastalığı”nın tedavisi olarak ortaya atılmıştır. Bunu denemek isteyen ABD Hükümeti, Guatemala’daki mahkumların, zihinsel engellilerin ve askerlerin arasına Frengi hastalığı olan fahişeleri göndererek, fuhuş yoluyla bulaşmasını sağlamışlardır. Tedavi edilmeleri için penisilin verilmesi gerekirken, ne olacağını görmek ve ölüm sonrası otopsiyi yapabilmek için bazı hastalara penisilin tedavisi yapılmamıştır. Yani deneklerin yaklaşık üçte biri tedavi edilmemiştir. Yaklaşık 400 kişi bu deneylerde hayatını kaybetmiştir.

#6 Sovyetler’in Zehirli Odası

Sovyetlerin, kokusuz, tatsız ve ölümden sonra tespit edilemeyen hayalet zehri bulmak için yaptıkları bir deneydir. “Oda” olarak bilinen laboratuvarlarda tutuklulara yiyecek ve içeceklerinin içinde çeşitli zehirler verilerek, sonunda C-2 adındaki hayali zehri buldular. Ancak denekler zehirler sonucunda fiziksel olarak değiştiler. Hızla kilo verip sessizleşip kısa bir süre içinde öldüler.

#7 Yenidoğanlar Üzerine Deneyler

1960 yılında California Üniversite’si araştırmacıları kan basıncını ve kan akımını ölçmek için bir deney başlattılar. Çalışmalarda yeni doğan bebekleri kullanmaya başladılar. 113 bebek üzerindeki bu deneylerde, bebekleri soğuk suya koydular. Bebekleri panolara asıp baş aşağı dakikalarca tutup kan basıncını ölçtüler. Bu iğrenç uygulamalarla tarihteki kara lekelerin başında gelmektedir.

Tepki ver!

59 puan aldı
Upvote Downvote

Total votes: 5

Upvotes: 5

Upvotes percentage: 100.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Yorumlar

Yorumlar

Dubrovnik’te Bulunan Game Of Thrones Çekim Noktalarını Ziyaret

Flamingoların Tek Ayak Üstünde Durmasının Sırrı Ne?